Emekli Olanlar ve Ayrılanlar

M. FATİN GÖKMEN

RASATHANE'NİN KURUCUSU

1877 - 1955

(Görev yılları : 1910 - 1943)

 

GÜNEŞ FİZİĞİ

 

 

  Lise-Lisans

Yüksek Lisans

Doktora

Görev yılları

son görevi

Muammer Dizer

1924-1993

İstanbul Üniversitesi F.F. Astronomi- Matematik 1946

 

"Güneş leke gruplarının bazı özellikleri", Danışman: W. Gleissberg, İ.Ü. Fen Fakültesi, 1950

1947-1991

Enstitü Müdürü

Gökmen Çöloğlu

 

İ.Ü.F.F.Jeofizik  Matematik, Fizik (Teorik Fizik grubu dahil), Jeoloji enstitülerinden hemen hemen herbirinden mezun olacak kadar sertifika.  Üniversiteye giriş 1955 mezuniyet 1964

İşletme Yönetimi

 

1962-1964Güneş Fiziği Servisi  

1964 - 1968 Sismoloji Servisi

 

Muhterem. Bolgün

1940-

Kabataş Erkek Lisesi

İ.Ü. F.F.Jeofizik-Fizik.,daha sonra Jeofizik Müh.

   

1963 - 1965

 Erden Soytürk

Kabataş Erkek Lisesi, İ.Ü.F.F.Fizik-Matematik

 

"Güneş Plajlarindaki Gelişimin Fotometrik Incelenmesi ve Flerlerin Plajlara Etkisi", Danışman: Edibe Ballı, İ.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, 1983

 

Atila Özgüç

26.03.1943-

Kabataş Erkek Lisesi,

İ.Ü.F.F.Astronomi

 

"Güneşin Kuzey-Güney yarıkürelerinde leke aktivitesindeki asimetri", Danışman: Edibe Ballı, İ.Ü. Fen Fakültesi, 1982

1964-2010

*Anabilim dalı

Başkanı

*Müdür Yardımcısı

*Laboratuvar Şefi

Tekin Tekman

18.08.1941-

Pertevniyal Lisesi 1959- İ.Ü.F.F.Astronomi -Fizik 1968

 

Sudden Diapperance Filament: Danışman Edibe Ballı (Bitirilemedi) 1970

1970 - 1996

Merkez Başkan Yardımcısı

Mehmet  Nuri Yazıcı

       

Rıfat Özsoy

       

Engin Ozan

       

Hüseyin Kendik

       

Cemal  Yıldız

       

Selahattin Bayazıt

       

Selahattin Vatandaşlar

       

Erol Esençay

       

Yaşar Oryal Barlas

       

Ali Savcı

       

H.Eröz

       

 Tamer Ataç

25.03.1953-

Saint Benoit Fansız lisesi,

İ.Ü. F. F. Astronomi ve uzay Bilimleri   1977

 

"Arcturus (alfa Bootis) yıldızının spektrofotometrik incelenmesi", Danışman: Nüzhet Gökdoğan, İ.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, 1980

"Güneş, Procyon ve Arcturus'ta "Carter" olayının incelenmesi", Danışman: Kamuran Avcıoğlu, İ.Ü. Fen Fakültesi, 1984

1979 - 2010 

Levent Altaş

18.01.1954-

Fenerbahçe Lisesi,

İ.Ü. F.F. Astronomi ve uzay Bilimleri   1977

"Arcturus (alfa Boo) yıldızının spektrofotometrik incelenimi", Danışman: Kamuran Avcıoğlu, İ.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, 1981

"Procyon, Güneş ve Arcturus'da karbon, azot, oksijen bollukları ve evrim parametreleriyle ilişkileri", Danışman: Kamuran Avcıoğlu, İ.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, 1986

1979 - 2005

Astronomi Laboratuvarı Şef Yardımcısı

Mualla Sağlamsaatçi

       

Hüseyin Şahin

1958-2007

Hacettepe Üniv. Fizik Mühendisliği     1984-1985

 Ayten Düzgelen

25.05.1956-

Beşiktaş Kız Lisesi,

İ.Ü. F.F. Fizik

"Çeşitli yer ve uydu gözlemevlerinden alınan spektroskopik veri formatlarının standartlaştırılması", Danışman: Çetin Bolcal, İ.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, 1994

 

1985 - 2004

Saffet Yeşilyurt

Boğaziçi Üniversitesi, Fizik Bölümü,  1988 Boğaziçi Üniversitesi, Nükleer Mühendislik, 1992 Boğaziçi Üniversitesi, Fizik Bölümü, 2003 2007-2010

Haşmet Bölge

08.08.1952-

 

 

HD 43378 (2 Lyn) yıldızının atmosfer analizi ve spektrel sınıfının belirlenmesi

İ.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, 1991

1979-2017

 

ZAMAN SERVİSİ

 

 

  Lisans

Yüksek Lisans

Doktora

Görev yılları

Hasan Tayşi

1923-1984

Yüksek Öğretmen okulu matematik-astronomi

1944

 

"Güneş lekelerinin hayat müddetleri hakkında", Danışman: W.Gleissberg, İ.Ü. Fen Fakültesi, 1949

1944-1962

Müdür Yardımcısı

Tarık Gökmen

26.11.1918 - 7.4.1985

İstanbul Üniversitesi F.F. Astronomi- Matematik 1940-1951

 

"Group-sequence criterion for series of observations", Danışman: W. Gleissberg, İ.Ü. Fen Fakültesi, 1954

1952-1974

Müdür Yardımcısı

Cumhure Üçer

29.10.1942-

     

1964 - 2003

Ayseli Özel Bingöl

     

1976-1970 (Adli Tıp'a geçiş)

Cemal Öner        
Ahmet Çalışkan        
Kutlu        

Gülçin Kandemir

 İ.Ü.Fen Fak. Astronomi-Fizik 1966

ABDde New Mexico Institute of Mining and Technology, Fizik Bölümü

"Norma bölgesinde bir yıldız alanının üç renk fotometrisi", Danışman: Nüzhet Gökdoğan, İ.Ü. Fen Fakültesi, 1978

1964-1966

Esat Hamzaoğlu

       

Melek Hamzaoğlu

       

Orhan Gölbaşı

 

Bodrum'da astronomik enlem ve boylam tayini", Danışman: Edibe Ballı, İ.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, 1976

"İstanbul Üniversite Rasathanesi'nin boylamı", Danışman: Edibe Ballı, İ.Ü. Fen Fakültesi, 1981

 
 

Nafiz Kafadar

11.03.1949-

Gaziantep Lisesi 1967

İ.Ü.F.F. Fizik-Astronomi

   

1972-1977

 

 

OPTİK LABORATUVARI

 

 

  Lisans

Yüksek Lisans

Doktora

Görev yılları

Engin Sözen

25.10.1946-

       

Kemal Erpamir

ODTÜ Fizik

   

1974-1980

Ömer Faruk Gençoğlu

-2009

ODTÜ Fizik

   

1974-1978

Işık Şifa Üstüner

         

Güneş Fiziği Servisi: Müderris M. FATİN GÖKMEN (Rasathane'nin Kurucusu-Müdürü), Prof.Dr. Muammer Dizer (Enstitü Müdürü), Gökmen Çöloğlu, Muhterem Bolgün, Erden Soytürk, Prof.Dr. Atila Özgüç, (Enstitü Müdür Yardımcısı) Tekin Tekman (Yer ve Gök Bilimleri Arş. ve Uyg. Merkezi Başkan Yard.), Mehmet Nuri Yazıcı, Rıfat Özsoy,  Engin Ozan, Hüseyin Kendik, Cemal Yıldız, Selahattin Bayazıt, Selahattin Vatandaşlar, Erol Esençay, Yaşar Oryal Barlas, Ali Savcı, H. Eröz, Dr.Tamer AtaçDr.Levent Altaş, Mualla Sağlamsaatçi,  Ayten Düzgelen, Hüseyin Şahin, Saffet Yeşilyurt.

Zaman Servisi: Dr. Hasan Tayşi, Prof.Dr.Tarık Gökmen, Cumhure ÜÇER (Zaman Birimi Şefi) Astronomi Laboratuvarı bünyesinde çaışmakta iken emekli olmuştur. Ayseli Özel Bingöl,Hasan Tahmaz, Kutlu, Cemil, İhsan Tan, Erendiz Kasnak, Fikret, Ahmet Çalışkan Prof.Dr.Gülçin Kandemir, Prof.Dr.Esat Hamzaoğlu, Dr.Melek Hamzaoğlu, Prof.Dr.Orhan Gölbaşı, Nafiz Kafadar

Optik Laboratuvarı: Dr. Engin Sözen (Lab. Şefi), Kemal Erpamir, Ömer Gençoğlu, Işık Üstüner

Müderris MEHMET FATİN GÖKMEN (Rasathane'nin Kurucusu-Müdürü)

Takiyyuddin al-Raşid (ö. 993/1585)’dan 326 yıl sonra Türkiye’de gözlem ve araştırmaya dayalı astronomi çalışmalarının geliştiricisi ve Kandilli Rasathanesi’nin kurucusu olan astronom Muhammed Fatin Gökmen, ailecek Antalya’nın Akseki ilçesinin Gödene Bala köyünden olmakla birlikte, 1877 yılında babasının Rumeli kadılığı esnasında Rumeli’de doğdu. Baba tarafından Hacı Osmanlar, ana tarafından Bennâlar ailesine mensuptur. Babası, Anadolu ve Rumeli’nin çeşitli yerlerinde kadılıklarda bulunan Abdülgaffâr Efendi’dir. İlk tahsilini Gödene’de amcası Esad Efendi’den, Akseki ve Alanya’da yaptıktan sonra İstanbul’a geldi. Ödemişli Mustafa Fehmi Efendi’nin (ölm. 1912) derslerine devam ederek tahsilini tamamladı. Sultan Selim Muvakkithanesi’nde çalıştı. Bu arada zamanın müneccimbaşısı olan son müneccimbaşı Karlova’lı Hüseyin Hilmi Efendi’den (ölm. 1340/1924) eski astronomi ve takvim hazırlama usullerini öğrendi. Salih Zeki’nin teşvikiyle 1901’de İstanbul Dârülfünun’una girebilmek için önce İdadi bitirme imtihanlarını dışarıdan vermiş ve daha sonra Dârülfünun giriş imtihanlarında büyük bir başarı elde ederek birincilikle Fen Fakültesi’ne kaydolmuştur. Yine Salih Zeki Bey’in teşvikiyle astronomi ve matematik bilgilerini ilerletmek için kitap okumağa ve Fransızca öğrenmeğe başlamıştır.

1904’te Dârülfünun Fen Medresesi’ni birincilikle bitiren Fatin Efendi Dârülfünun’da talebe iken İttihad ve Terakki Cemiyeti’ne girmiş, bu yüzden bir müddet de Taşkışla’da hapsedilmiştir. Milli Mücadele senelerinde İstanbul’da kurulan Kuva-yı Milliye Teşkilatı’na girerek faal bir rol oynamıştır. Kendisine İttihatçılar tarafından Şeyhülislamlık teklif edilmişse de kabul etmemiştir. 1904’te mezun olduğu Dârülfünun’un o zamanki matematik programlarının muhtevasını, yapmayı tasarladığı müstakbel işler için yetersiz bulan Fatin Gökmen, matematik kitaplarını, Lavrent Jordan, Darboux’dan; fizik kitaplarını Chwolson’un külliyatından; astronomi ve gök mekaniğini Faye, Baillaud, Poincare ve Tisseraud’dan seçtiği gibi Batı’da telif edilen yeni kitapları da getirmekten geri durmamıştır. Fatin Hoca bundan sonra Dârülmuallimin-i Aliyye, Dârüşşafaka, Halkalı Ziraat Mektebi ve Mercan İdadisi gibi mekteplerde matematik hocalığı yaptı. 1909’da Dârülfünun Fen Medresesi (Fakültesi) astronomi ve hisab-ı ihtimali (olasılık) müderrisliğine getirildi. 1933’e kadarki bu görevi esnasında yüzlerce talebe yetiştirmiş olan Fatin Gökmen, bu zaman zarfında bir devre de Fen Fakültesi dekanlığı yapmıştır. 1867’de kurulan ve ilk müdürlüğünü Aristide Coumbary’nin yaptığı (ölm. 1896) Rasadhane-i Amire, daha ziyade bir meteoroloji istasyonu seviyesinde idi. Gerekli alet ve tesislerden mahrumdu.

Dârülfünun’da müderrisliğe tayininden kısa bir müddet sonra (1910) astronominin Türkiye’de inkişâfı için muhakkak bir rasathane kurulması gerektiğine inanmış olan Fatin Gökmen, Maarif Müsteşarı Salih Zeki’nin teşvikiyle zamanın Maarif Nazırı Emrullah Efendi tarafından Rasadhane-i Amire müdürlüğüne tayin edildi ve yeni bir rasathane kurmakla görevlendirildi. Bunun için yer olarak İcadiye tepesi seçildi. İcadiye’nin hemen yanında Yangın İlanı Bölüğü’nün ve topunun da bulunduğu harap bina boşaltılmak suretiyle 4 Eylül 1910’da gerekli tesisler kurulmaya başlandı.

Fen Fakültesi’nde ihdas etmiş olduğu ilm-i hey’et-i riyazı, hisab-ı ihtimali ve hataya nazariyesi dersleriyle ve diğer çalışmalarıyla Türkiye’de modern astronomi tedrisatının temelini atmıştır.

Rasathane’de ilk çalışmalar 1911 yılında Fransız meteoroloji alimi Angot’un yardımıyla kurulan ve meteoroloji istasyonu ile başladı. Ancak Fatin Gökmen, rasathaneyi daha çok astronomi ve yer fiziği müessesesi olarak düşünmüştür. Rasathane’nin yapımında Belçika Uccle Rasathanesi örnek alındı. Harpler yüzünden rasathane Cumhuriyet’e kadar esaslı bir görev ifa edemedi. Bu müddet içinde meteorolojik çalışmalardan başka memleket saat ayarı, mevcut basit aletlerle tayin edilerek bazı müesseselere bildirilmeğe başlandı. Angot ile birlikte önce basit bir zaman servisi açtı. Fatin Hoca, Rasathane’de bir sismoloji bölümü kurmak için gerekli alet ve edevat almak istiyordu. Ancak Maarif Nezareti’nin ilgisizliği yüzünden alınamadı. Fatih Gökmen, 1910-1943 yılları arasındaki 33 yıllık müdürlüğü esnasında Rasathane’nin gelişmelerine çalıştı.

Fatin Gökmen, 1926 yılı başına kadar Türkiye’de resmi olarak kullanılmış olan hicri kameri takvimin aybaşları tespitinin ilmi bir esasa dayanması gerektiğini savunmuştur. Semerkand ekolünün hicri-kameri aybaşlarının tayini için tesis ve tatbik ettiği astronomik metodu, modern astronomi yönünden incelemiş ve bu metodu geliştirerek modern anlayışa uygun bir şekilde formüle etmiştir. Aybaşlarının, yeni ayı görmek suretiyle değil de söz konusu metodun tatbikiyle ve astronomik hesaplar sonucu tayin edilmesi için Hükümet nezdinde devamlı teşebbüslerde bulunmuştur.

Bu teşebbüslerin neticesi olarak 1925 yılı sonlarında çıkan bir kanunla Kandilli Rasathanesi hicri-kameri aybaşlarını hesapla görevlendirilmiştir. Bu suretle de hicri-kameri takvimde aybaşlarının önceden belli olmaması dolayısıyla husule gelen karışıklığın önüne geçilerek, bu takvim skolastik vasfından kurtarılarak rasyonel bir şekle sokulmuştur.

1925’te Almanya’dan getirilen 20 cm. çaplı Zeiss marka dürbünün yerleştirilmesi çalışmalarının 1935’te tamamlanmasından sonra Güneş lekelerinin gözlenmesine başlanmıştır.

Kandilli Rasathanesi, Fatin Gökmen sayesinde, üniversiteler gelişerek evvela astronomi ve sonra jeofizik dallarına ait enstitü ve kürsülerin teşkiline kadar ve yine Devlet Meteoroloji İşleri’nin ihdasına kadar da meteorolojinin ve astronomi ile jeofiziğin Türkiye’deki yegane temsilcisi olarak kalmış, bu konularda Fatin Gökmen’in adı –hem kendi ilmi gayretlerinin geniş halk tabakalarında inkas bulunması ve hem de bu konuları tanıtıp sevdirmek üzere yayınladığı yazılar, makaleler ve maddeler dolayısıyla bir alem olmuştur.

7.12.1955 Çarşamba akşamı saat 19:00’da Kandilli’deki köşkünde vefatı üzerine, 9.12.1955 Cuma namazını müteakip kılınan cenaze namazından sonra Kandilli Küçüksu mezarlığına defnedildi.

Fatin Gökmen, bütün ömrünü, Kandilli Rasathanesi’ni geliştirmeğe hasretmiştir. Yaptırdığı binalardan birini de astronomi ile ilgili çok değerli yazma bir koleksiyon ihtiva eden rasathane kütüphanesine tahsis etmiştir. Kütüphaneye, Kitapçı Raif Yelkenci’yi memur ederek yazma astronomi kitaplarını topladığı gibi yerli ve yabancı bilim eserlerini de getirtmiştir. Bu kütüphane de onun muazzam bir eseridir. Fatin Gökmen, kütüphanedeki bütün kitapları incelemiş ve tavsiflerini tek tek birer kağıda yazıp ilgili kitabın içine koymuştur. Bu kütüphanenin fihristi yerindedir. Kütüphane’den başka eski gözlem aletlerinden meydana gelen bir de müze kurmuştur. Fatin Hoca, Arap ve Fars dillerini çok iyi biliyor, bu dillerde yazılan her eseri okuyup anlayabiliyordu. Başta Fransızca olmak üzere İngilizce ve Almanca’yı da o dillerde yazılmış eserleri okuyup anlayabilecek derecede biliyordu. Introduction to the History of Sciences adlı eseriyle bilim tarihinde çığır açan George Sarton 1952 yılında Türkiye’ye geldiğinde, Kandilli Rasathanesi’ni ziyaret edip, Fatin Hoca ile görüşmüştür.

Fatin Hoca’nın vefatından sonra, talebeleri ve tanıdıkları şahsiyetiyle ilgili pek çok yazı yazmışlardır. Hocası Zalih Zeki, “En mühim eserim, yetiştirdiğim Fatin Efendi’dir.”, talebesi Hüsnü Hamid Dilgan, “Teorik ve tatbiki astronomide derin bir vukuf ve sezişe sahibdi.”, bir talebesi “Salih Zeki Riyaziye okulunun mühim bir rüknüdür.”, İstanbul Üniversitesi Astronomi Enstitüsü Müdürü W.Gleissberg, “Türkiye’de astronomi ilmini tanıtan ve uzun müddet bu alanda çalışan bir ilim adamıdır.”, “Ragıp Akyavaş, “Salih Zeki’nin yetiştirmesi ve Dârülfunun’un ilk mahsulüdür. Düşünen kafası Salih Zeki’nin elinde gelişmiş ve Dârülfunun’un havasıyla bezenmişti.”

Fatin Gökmen’in astronomi ile ilgili tespit edilen eserleri şunlardır:

1. Meteoroloji Bülteni 1911-1912:Kandilli Rasathanesi’nde yayınlanan ilk bültendir.

2. 19 Haziran 1936 Küsuf-ı Küllisi (L’eclipse totale du soleil du 19 Juin 1936): 1948’de Kandilli Rasathanesi hey’et neşriyatından çıkmıştır. Bu çalışmada, Fransız astronom Andoyer’in analitik metodları kullanılmıştır.

3. Eski Hıtay Takvimi: 1936’da basılmıştır. Bu çalışmada da Andoyer’in analitik metodları kullanılmıştır. Eserde, bu takvimle ilgili bazı geometrik ve astronomik problemler ele alınmıştır.

4. Eski Türkler’de Heyet ve Takvim: Fatin Gökmen, Türkler’in astronomi ilmine yaptıkları katkıları tespiti hakkında Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin kendisine verdiği vazife üzerine kaleme aldığı 1937’de İstanbul’da basılan bu çalışmasını II. Türk Tarihi Kongresi’ne sunmuştur.

Bu çalışmasında esas olarak Nasıruddin al-Tusi’nin Zic-i İlhani’sindeki metni almıştır. Diğer istifade ettiği eserler arasında, Nizamüddin al-A’rac al_Nisaburi’nin Zic-i İlhani şerhi olan Kaşf al-Haka’ik, Uluğ Bey’in Zic-i Gürgani’si, buna al-Kuşci, al-Bircandi, Mirim Çelebi ve Abbas Vesim tarafından yapılan şerhler, bir de İbn Ali’l Fath al-Şufi’nin Risala fi Ta’ril al-Hita va’l-Uygur’u bulunmaktadır. Gökmen, bazı noktaların izahında şarkın büyük hey’etşinaslarından biri olarak gördüğü al-Bircandi’den çok istifade ettiğini ifade etmektedir. Beş kısma ayırdığı eserin 1.kısmı, Şemsi takvim ve devirlerine, 2.kısım, kameri aylara, 3.kısmı, Güneş’in tehalüf ve ta’dil-i merkezine, 4.kısmı, takvim nokta-i nazarından tehalüf ve ta’dil-i Kamer’e, sonuncu ve 5. Kısmı da, netice ve münakaşaya ayrılmıştır. Fatin Hoca, mukaddimede, çalışmanın yazılacak olan büyük Türk Tarihi’nin girişine kuvvetli bir dayanak teşkil edebileceğini de belirtmiştir. Eser 42 sayfadır.

5. 1943 Yılında Ayın Doğuş ve Batışını gösterir Cetvel: Genel Kurmay Başkanlığı X. Şube yayını olarak 1943’te Ankara’da Genelkurmay Matbaası’nda basılan bu eser cetvellerden meydana gelmektedir. Kitabın sonunda cetvellerin izahı ve kullanılması ile ilgili gerekli açıklama bulunmaktadır. (s. 34-35) Eserin sonuna, Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde Ay’ın doğup batışının hesabına göre çizilen bir harita eklidir. 36 sayfadır.

6. Rubu Tahtası Nazariyatı ve Tersimi: Eser, Rubu tahtası diye bilinen aletin müceyyeb ve mukantara yüzlerinden bahsetmekteyse de esas itibariyle mukantara tarafından bahsetmektedir. Eserin sonunda, eserde geçen eski terimlerin yeni karşılıkları ve Fransızca’sı cetvel halinde alfabetik olarak verilmiştir. 1948’de İstanbul’da basılan bu eser 83 sayfa tutmaktadır.

7. Sterneck Pandülü Nazariyesi: Yazma halinde olan bu esere rastlanamadı.

8. Teodolit Aleti Nazariyesi: Yazma halinde olan bu esere rastlanamadı.

9. Sismograf Nazariyesi: Yazma halinde olan bu esere rastlanamadı.

10. Uçak Hızını Tesbit Etme Metodu: Milli Savunma Bakanlığı’na verilmiş olan bu araştırma da yazma halinde kalmıştır.

11. İlm-i Hey’et-i Riyaziyye Hataya Nazariyesi: Dârülfünun’da vermiş olduğu Küresel Astronomi ve Hatalar Teorisi dersleri olup, 1927’de Dârülfünun Matbaası’nda taşbaskı usulü ile basılmıştır. 48 sayfa 28x20 (22.7x15) cm, (Süleymaniye Ktp. Mikrofilm servisi, nr.2692/1).

12. Vaz’iyyat ve Vaz’iyyata Aid Mesail-i Umumiyye: 29 sayfa, pozisyon astronomisi hakkındadır.

13. Arz:  Yerküre’nin gezegenlere olan durumu hakkında bu eser 56 sayfa ve 28x20 (22.7x15.6) cm. ebadındadır.

14. İnkisar-ı Hey’i:  85 Sayfadır.

15. Ecram-ı Semaviyyenin Hareketi: 48 Sayfadır.

16. Evkat-ı Şer’iyye: 16 sayfadır (Süleymaniye Ktp. Mikrofilm Servisi, nr.2692/7). Uluğ Bey’in geometrik metodlarla tesis etmiş olduğu temkin ve evkat-ı şer’iyye meselesinin matematiksel analizin seri metodu ile çözümüdür. Bu mesele vaktiyle İslam astronomi alemini ziyadesiyle alakalandırmıştı.

17. İkinci Derece Yüzeyleri Üzerine Basite Tersimi: Hüsnü Hamid Dilgan, bu eseri, hocasının kendisi için yazdığını söylemektedir.

Toplam 339 sayfa tutan 12-17 numaralı eserler Fatin Gökmen’in Dârülfünun Fen Fakültesi’nde verdiği ders notlarıdır. Dârülfünun Mütbaası’nda taşbaskı usulü basılan bu notları talebesi Hüsnü Hamid Dilgan tutmuştur.

Fatin Gökmen’in Kandilli rasathanesi müdürlüğünde iken yaptığı hizmetler arasında şunlar zikredilmektedir:

Arz manyetizmi tesislerini yaptırması, gravimetri çalışmalarını başlatması, deniz seviyesinin incelenmesi için mareopraflar getirtip Rasathane’de elektrisite atmosferik rasatlar yaptırması, yer fiziğini yurda ilk olarak sokması, Türkiye haritasının yapılması esnasında bazı temel noktaların tespitini yapması.

Fatin Gökmen, bu eser ve çalışmalarından başka Fen Fakültesi Mecmuası’nda, bazı gazete ve dergilerde ilmi makaleler neşretmiştir. Bunlar arasında, Küsuf Teorisi ve Bir Ülkede Küsuf Haritasının Çizimi Problemi , Uluğ Bey’in Rü’yet-i Ehille Meselesinin Matematik ve Optik Etüdü, Cazibe Tayini Meselesi, Yer Mıknatısiyetine Dair Bir Etüd, Cisimlerin Hava Dahilindeki Hareketleri, Mermi Sesleriyle Top Mevkiinin Tayini gibi çalışmalar belli başlılarıdır. Fatin Gökmen’in en mühim çalışmalarından biri de Osmanlılar’da ilk rasathaneyi kuran Takiyyuddin al-Raşid hakkındadır. Dört makale tutan bu çalışmayı Cumhuriyet gazetesinde neşretmiş ve Cerrah Paşa Tıp Tarihi Enstitüsü’ne vermiştir. Tıp Tarihi Enstitüsü’nde bir de ilim tarihi kısmının kurulmasını tavsiye eden Fatin Hoca, bu kurumdaki çalışmalarla ilgili olarak birçok direktif ve bilgi vermiş bu sahada çalışanları teşvik etmiştir.

Fatin Gökmen’in İA’daki astronomi ile ilgili maddeleri de, onun konuya olan hakimiyet ve vukufiyetini gösteren birer şahittirler.

Bibliyografya: TA, XVII, 501-502; Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, V, 2459; Büyük Larousse, VIII, Gelişim Yay., s. 4674; Fatin Hoca’nın TUBİTAK 1973 Hizmet Ödülü’ne aday gösterilmesi ile ilgili olarak Prof.Dr. Ahmed Yüksel Özemre tarafından TÜBİTAK Genel Sekreterliği’ne yazılan 19 Mayıs 1973 tarihli yazı; Zahit Yıldız, Tarihte Gödene, İstanbul 1955, s. 94-95; Vefatı üzerine İstanbul ve Ankara gazetelerinde çıkan yazılar: Fuad Duyar: “Fatin Gökmen’in Cenazesi Bugün Kaldırılıyor”, Cumhuriyet (9 Aralık 1955); Hüsnü Hamid Dilgan: “Kaybettiğimiz Kıymetler Hocam Fatin Gökmen”, Cumhuriyet (13 Aralık 1955); Ali Himmet Berki: “ Kaybettiğimiz Büyük Alim Hoca Fatin Efendi”, Medeniyet (14 Aralık 1955); Ragıp Akyavaş: “Fatin Hoca”, Zafer (Ankara) 19 Aralık 1955; Ahmet Süheyl Ünver: “Ölümü Münasebetiyle Fatin Gökmen ve Eseri”, Vatan (İstanbul), (22 Aralık 1955); Eski bir talebesi: “Fatin Hoca”, Cumhuriyet (24 Aralık 1955); Ahmet Süheyl Ünver: “50 Senelik Eseri Yaşayan Bir Baş; Fatin Gökmen 1877-XII 1955”, (Hürvatan (30 Haziran 1965).

Kaynak: Osmanlı Astronomi Literatürü Tarihi, Hazırlayanlar Ekmeleddin İhsanoğlu – Ramazan Şeşen – Cevat İzgi – Cemil Akpınar – İhsan Fazlıoğlu Editör Ekmeleddin İhsanoğlu İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) İstanbul 1977 s. 720-725 

 

Prof. Dr. MUAMMER DİZER

1924 yılında İstanbulda doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbulda yaptı. 1946 yılında İ.Ü. F.F. Matematik-Astronomi dalından mezun oldu. 1949 yılında doktor, 1953 yılında üniversite doçenti ünvanını kazandı. 1947 yılında girdiği Kandilli Rasathanesine 1970 yılında müdür oldu. bir yıl Fransa ve İngiltere de mesleki çalışmalar yaptı. Rasathanenin Boğaziçi  Üniversitesi'ne bağlanması üzerine üniversite yönetim kurulu kararı ile 1983'de tekrar müdürlüğe atandı. Müdürlük görevini yaş haddinden emekli olduğu 1991 yılına kadar sürdürdü. Rasathanenin Batı Anadolu Deprem Şebekesi ile  Marmara Bölgesi Radyolink Deprem Şebekesi'nin Paleomanyetizma, Optik ve Güneş Fiziği servislerinin kurulmalarını gerçekleştirdi. Bilim Tarihi ve Güneş Fiziği alanlarındaki çalışmaları yerli ve yabancı yayın organlarında yayınlanmıştır.    

 

 

GÖKMEN ÇÖLOĞLU

Rasathanede Güneş Fiziği bölümünde 1962 yılında çalışmaya başladım. Statüm hademe kadrosuydu.

Güneş Fiziği bölümünde uzun zamandır ihmal edilmiş olan güneş rasatlarını tekrar hayata geçirmeye çalıştım. 1963 veya 1964 yılında yılda 300 günü geçen sayıda güneş rasadı sayısına eriştim. Uluslararası güneş rasatı yayınlarını toplayan ve yayınlayan (Örneğin, Roma rasathanesi) kurumlarda kandilli rasathanesi muntazam güneş rasatı yapan rasathaneler arasına eklendi. kandilli'nin coğrafi konumu Atina'nın doğusunda kalan ve Asya rasathanelerine kadar olan bölgede güneş rasatı yapan tek rasathane oluşu sebebi ile rasatsız geçen bir boşluğu doldurmaktaydı.

Güneş akıntılarının dünyaya olan tesirlerini inceledim SEA ve SCNA rasatlarının gerçekleştirilmesi üzerinde çalıştım.

Güneş lekeleri ve flare'ler arasındaki ilişkiler üzerinde çalıştım. Flare'lerin lekenin yaşından çok leke alanı ile ilişkili olduğunu gözlemsel olarak buldum. 

1965 veya 1966 yılında sismoloji bölümüne geçtim.

Sismoloji bölümünde makro sismik etüdlerin sistematik olarak gerçekleştirilmesinde çalıştım.

Sismik rasat cihazlarının bakım ve idamesini yüklendim. Bir rasathanenin ana faaliyeti konusundaki kanaatim öncelikle doğal olayların sistematik gözlemlenmesinin gerçekleştirilmesi üzerine odaklanmıştır.

1970 yılında askerden terhis olduktan sonra rasathaneye dönmek üzere müracaat ettim. fakat talebim onaylanmadı ve böylece yurt dışında ihtisasım sırasında yükümlendiğim mecburi hizmetten de kurtuldum (Bunu gerçekleştirenlere teşekkürler).M. Gökmen Çöloğlu

11.10.2012

 

MUHTEREM BOLGÜN

1963 yılında Sn.Prof.Dr.M.Dizer (kendisini rahmetle anıyorum) yanında çalışmaya başladım.1965 yılında,kısa bir süre(yaklaşık 18-20 ay) çalıştıktan sonra,askere gitmek üzere ayrıldım.Bu süre zarfında,özellikle sabah erken saatlerde Güneş rasat'ları yaptım.

Görüntülenen Güneş patlamarı/erüpsiyonlar muntazaman takip edilip,hatırladığım kadarıyla, peryodik olarak,UCLA Rasathanesine, gönderilir ve tüm diğer rasathane verileri işlenerek,peryodik olarak rasathanemiz'e geri gönderilirdi.Tabiki bu patlamaların Manyetik servisine de anında bildirilir ve sonuçları takip edilirdi.

Muhterem Bolgün

 

Dr. ERDEN SOYTÜRK

İstanbulda doğdum. Kabataş Erkek Lisesi, İst.Üniv. Fizik-Matematik ve İTÜ Nükleer Enerji Bölümlerini bitirdim. Araştırmacı ve Öğretim üyesi olarak çalıştım.Fen doktoruyum.Kandilli Rasathanesinde Astrofizik üzerine gözlem ve araştırmalar, yurt dışı kurumlarda, akademilerde görev yaptım.8 yıl kadar sanayicilik, 20 yıl kadar da özel eğitim kurumu sahip ve müdürlüğü yaptım.Bir fizik sözlüğüm, 15 kadar bilimsel makalem,bir de romanım var. Polonezköy'de çiftçilik yapıyorum  Kaynak:http://edebiyatgalerisi.net/author/gezgintemren/

 

Prof. Dr. TARIK GÖKMEN

Kandilli Rasathanesi kurucusu M. Fatin Gökmen.in oğludur. 26 Kasım 1918 tarihinde Salı günü İstanbul Kandilli'de doğdu. İlk öğrenimini Kandilli'de, orta öğrenimini Robert Kolej'de tamamladıktan sonra aynı okulda bir süre öğretmenlik yaptı. Sağlığının bozulması nedeniyle öğrenimine bir müddet ara vermek zorunda kaldı.1940 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi.ne girdi ve 1951 yılında Astronomi-Matematik Bölü'.nden mezun oldu. 1952 yılında Kandilli Rasathanesi'ne asistan olarak göreve başladı, 1954 yılında doktorasını tamamladı. 1956 yılında İsviçre'ye gitti ve Neuchatel ve Gözlemevi'nde Zaman Astronomisi konusunda çalışmalar yaptı. Dönüşünde Kandilli Rasathanesi'nde çağdaş bir Zaman Bölümü kurdu. 1964 yılında doçent olan Tarık Gökmen, 1974 yılında Kandilli Rasathanesi'nden ayrıldı ve aynı yıl İ.Ü. Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'ne öğretim üyesi olarak atandı.Türk Astronomi Derneği (1954) kurucularından olan Doç.Dr. T. Gökmen 1961-62 yıllarında derneğin başkanlığını yapması yanında bu dernek'te 1957 yılından 1976 yılına kadar Yönetim Kurulu'nda görev aldı. Uluslararası Astronomi Birliği'nin zaman komisyonuna üye seçildi. Üniversitede bir Zaman Laboratuvarı kurdu. 1982 yılında profesörlük imtihanını kazandı ve aynı yıl içinde emekli oldu. Çok iyi derecede ingilizce bilen Prof. Dr. Tarık Gökmen 1985 yılında vefat etti.

 Kaynak: www.istanbul.edu.tr/fen/astronomy/tanitim/tarihce/kurgunastro.pdf

Prof. Dr. GÜLÇİN ERİŞKİN KANDEMİR

1966 yılında İstanbul Üniversitesi Astronomi-Fizik dalından mezun oldu. 1964-1966 yılları arasında İstanbul Kandilli Rasathanesi Zaman Servisinde çalıştı. 1971 yılında ABD'de New Mexico Institute of Mining and Technology, Fizik Bölümünden Master of Science diploması aldı. 1972 yılında İTÜde çalışmaya başladı. 1979 yılında İÜFF'de Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan danışmanlığında doktorasını tamamladı. İTÜ Fizik Bölümünde Genel Fizik, Astrofizik ve Yukarı Atmosfer Fiziği dersleri verdi.  Bilimsel dergi ve kongre kitaplarında yayınlar yaptı. 1994 yılında İTÜ Fizik Bölümünde Profesör ünvanını aldı. 1999 yılında emekli oldu. 1999-2002 de Kadir Has Üniversitesinde çalıştı. 2008 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi Bölümünün emekli mezunlarına verilen  onur ödülünü aldı. Bahçıvanlık ve gezi anıları yazmak gibi emeklilik hobileri yanında astronomi haberlerini izlemeye devam etmektedir.  Kandemir ile ilgili ilave bilgilere tez.uubf.itu.edu.tr/index.php?arakriter=Yazar2&q...%20Gülçin adresinden ulaşılabilinir.

 

Aşağıdaki yazı. Prof. Dr. Gülçin Erişkin Kandemir’in  27 Ağustos – 1 Eylül 2012 tarihlerinde Malatya’da XVIII. Ulusal Astronomi ve Uzay Bilimleri Kongresi VII. Ulusal Astronomi ve Uzay Bilimleri Öğrenci kongresi’nde sunmak üzere hazırlamış olduğu “UYGARLIK GÖSTERGESİ OLARAK KADIN ASTRONOM SAYIS”I başlıklı bildirisinden alıntılanmıştır.

 

1. Bir anı: Rasathanede İlk Günüm

Her zamankinden özenli giyinmiştim. Temiz, ütülü, beyaz bir elbise... Vapurda oturup kalkarken kirletmemeye dikkat ediyordum. Boğaz köprüleri olmadığı için 1964 yılında Kandilli Rasathanesi’ne ulaşabilmenin tek yolu vapurla yolculuktu. Çengelköy İskelesinde vapurdan indim. Rasathane servisi kamyonetten bozma uzun burunlu, koyu mavi eski bir otobüstü.

Kısıtlı bütçeyle uydurulmuş bir tavanı vardı. Saç levhanın kenarlarındaki perçin delikleri bir gemiden çıkma olduğunu düşündürüyordu. Oturma yerleri karşı karşıya iki tahta sıradan ibaretti O yıllarda Kandilli Rasathanesi’ne giden yol Kuleli Askeri Lisesi’nin içinden geçer ve gecekonduların arasından kıvrıla kıvrıla 130 m yükseklikteki tepeye çıkardı. Servis otobüsüne bindikten az sonra yağmur yağmaya başladı. Otobüsün içinde benden başka herkes şemsiye açtı. Otobüsün tepesinden yağmur damlaları düşmeye başlamıştı. Yokuşun ortasında otobüsün motorundan garip hırıltılar çıkmaya başladı. Bir evin önüne gelince tıkanıverdi ve radyatörüne su eklemek üzere zorunlu mola verildi. Rasathane çalışanlarından birinin evi olduğu ve her sabah annesinin elinde çaydanlıkla koşarak geldiği anlatıldı. Şöför Ali Bey ise otobüsün uzun burnunu açıp çaydanlıktaki suyu yavaş yavaş karbüratöre doldururken bilime katkı sağlamanın huzuruyla gülümsüyordu. Rasathaneye varıp otobüsten indiğimizde beyaz elbisemin ütüsünün ve temiz görüntüsünün bozulduğunu farkettim. Kandilli’ye geliş, burada çalışırken karşılaşacağım zorluklara ilk örnek olmuştu.

1964-1966 yılları arasında Kandilli Rasathanesinde çalışırken görevlilerin tümünün bugüne göre zor şartlara rağmen gece gündüz demeden çalışıp işlerine önem verdiklerini ve bilimsellikten hiç ödün vermediklerini gördüm. 

2. Rasathanenin ilk kadın astronomları

Kandilli Rasathanesi kurucusu Fatin Gökmen çok parlak bir öğrenci olan Nüzhet Gökdoğan’ı daha önce söz verdiği halde kadın oluşu nedeniyle Rasathaneye almamıştı [1]. Buna karşın ilk kadın astronomumuz olan Nüzhet Gökdoğan İstanbul Üniversitesinde Bölüm Başkanlığı ve Dekanlık yaparak başka niversitelerdeki kadınlara örnek oldu.Astronom kadınlarımızın durumunun Cumhuriyetin ilk yıllarında dünyanın birçok ülkesinden ileri olduğu söylenebilir.

Rasathanede Fatin Hoca’nın geleneğini 1963’de devam ettiren Muammer Dizer Güneş Fiziği servisine hanım çalışan kabul etmiyordu. Fatin Hoca’nın oğlu Tarık Gökmen ise Ankara Üniversitesi Matematik-Astronomi Bölümü mezunu olan Cumhure Eroğlu Üçer’i Zaman Bölümüne davet etti ve Kandilli Rasathanesinde ilk kadın astronom olarak çalışmasını sağladı. Daha sonra Nüzhet Gökdoğan’ın öğrencisi olan ben de kadroya alındım. Böylece Tarık Gökmen Rasathanede kadın astronomların durumunu babasının döneminden ileri götürmüş oldu.

1960’lı yıllardaki zorlukların Fatin Hoca dönemine göre hafif olduğunu bir asistanıile konuştuğumda anladım. Bu yıl 100 yaşında olan Necati Geçkinli 1930’lu yıllarda Rasathane tepesine eşeklerle çıkıldığını anlattı. Fatin Hoca’nın eşeğinin gümüş süslemeli özel koşumları varmış. Yardımcıları özel tahsisatlı bu eşeği saygı ile tutar, Fatin Hoca’nın eşeğe binmesini beklerlermiş. 1909’da bilim düşmanlarınca tahrip edilen Rasathane’yi düşündüm. Fatin Hoca 1911’de yaptırdığı [2] Kandilli Rasathanesinin yine bağnazlara hedef olmasından korktuğu için kadın çalışan istememiş olabilir.

[1] Feryal Saygılıgil, 2010, “Kainatta Bir Nokta-Nüzhet Gökdoğan”, ISBN 6054233298, T.C. İstanbul Kültür Üniversitesi.

[2] Hülya Yeşilyaprak, 2012, “Kuruluşundan Bugüne Kandilli Rasathanesinde Astronomi”, XVIII. Ulusal Astronomi ve Uzay Bilimleri Kongresi, Malatya.

 

KEMAL ERPAMİR

Sevgili Hülya Hanım,

Ben ve Ömer Faruk Gençoğlu Rasathaneye 1974 aralık ayında sınavla girdik.Güneş Fiziği bölümünde 6 ay kadar çalıştık,  rasatlar yaptık. Ofisimiz kubbe binasındaydı. Buradaki dürbünle Güneş Lekesi rasatları, arkadaki Kule'de de de CaK rasatları yaptık. Engin Sözen o zamanlar İngiltere'de master yapıyordu. Sonra bugünkü İdare binasının inşaatı bitti ve benim idaremle Ömer'le ben oranın en alt katında Optik ve Vakuum Kaplama Bolumu Laboratuarlarını  kurduk. Beraberce mercek ve ayna imalat yapım (pitch lapping) işlerini üstlendik. Sonra Engin İngiltere'den döndü. Ben 1976 sonunda Ankara MSB Arge Savunma Sanayi ve Teknik Hizmetler'de yedek subayli'ğa gittim. Bu arada Isık Sifa Ustuner Engin'in yanına girdi. Ben 1978 de döndügümde o zamanki müdür Muammer Bey beni ayrı bir Güneş Enerjisi Bölümü kurmakla görevlendirdi. Orada çeşitli ölçümler ve Güneş kolektörleri gelistirdim. İtalya'da Perugia da Güneş enerjisi doktorası bursu kazandım. 1980 Temmuzunda Amerika'ya doktoraya gidene kadar da o bölümün başında kalarak şefliğini yaptım.

Ömer rasathaneden ayrılıp Tübitak Gebze'ye gecti. Daha sonralariı bir büyüteç fabrikası açtı.Ömer benim 1968'den beri ODTU Fizik bölümünden sınıf arkadaşımdır. 2009 yılında vefat etmiştir. Sanırım Ömer de Aralık 1974-1978 arasında çalıştı. Amerika'da Cincinnati Ohio da fizik masterı yaptı.
Güneş fiziğinde Erol Esençay diye bir arkadas vardı o da Amerikada master a gittiydi galiba.

Ankara'da askerdeyken  Milli Savunma Bakanlığından özel görevle Muammer Bey'in 1977'de İstanbulda organize ettigi "İslam Aleminde Rasathaneler" sempozyumu organizasyonunda bilfiil çaliştım. 
 

Geçmiş gün unutmuşum CaK nın yanısiıa H-alpha da vardı.Alt kat çok rutubetliydi, rutubet kondansatoru cihazından her gun bir kova su boşaltırdık. Biz başladığımızda bunlar kurulmuştu.
Biz bir de Ören, Bodrum'da Güneş Tutulması rasatına gitmistik ve Tübitak Bilim ve Teknik mecmuasında resimlerimiz yayınlanmıştı. (Gunes Fizigi bolumuyle) 1976 idi galiba. https://services.tubitak.gov.tr/edergi/user/sayiForm1.jsp?sayiid=104&yil=1976&ay=7&dergiKodu=4
 Aynı yıl Sezen Aksu da burada TRT için çekim yapmıştı daha meşhur değildi.